intercept” in Turkish

yakalamakdurdurmakengellemek

Definition

Birini veya bir şeyi hedefine ulaşmadan önce durdurmak, yakalamak veya engellemek. Genellikle spor, askeriye veya iletişimde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Daha çok resmi veya teknik bağlamlarda kullanılır; sporda ('intercept a pass'), emniyet ve askeriyede yaygındır. 'interrupt' (bir işlemi kesmek) veya 'interfere' (müdahale etmek) ile karıştırmayınız.

Examples

The police tried to intercept the stolen car.

Polis çalınan arabayı **yakalamaya** çalıştı.

He jumped to intercept the ball during the game.

Oyun sırasında topu **yakalamak** için zıpladı.

The message was intercepted before it reached its destination.

Mesaj hedefine ulaşmadan önce **yakalandı**.

Can you intercept him before he leaves the building?

O, binadan çıkmadan onu **durdurabilir** misin?

Our team managed to intercept a crucial pass and win the match.

Takımımız kritik bir pası **yakalamayı** başardı ve maçı kazandı.

They tried to intercept the email, but it was encrypted.

E-postayı **yakalamaya** çalıştılar ama şifreliydi.