“intelligence” in Turkish
Definition
Zeka, öğrenme, anlama ve iyi düşünme yeteneğidir. Ayrıca devlet ya da ordu tarafından toplanan gizli bilgiler anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla 'zeka' zihin gücünü anlatır; 'yüksek zeka' gibi. Resmi ve haberlerde ise 'istihbarat' yani gizli bilgi anlamına gelir: 'askeri istihbarat', 'istihbarat raporu'. 'Intellect' veya 'smartness' ile karıştırmayın.
Examples
Her intelligence helps her solve problems quickly.
Onun **zekası**, sorunları hızlıca çözmesine yardımcı oluyor.
The teacher saw intelligence in the young student.
Öğretmen genç öğrencide **zeka** gördü.
The army received new intelligence about the area.
Ordu bölgeyle ilgili yeni **istihbarat** aldı.
According to the latest intelligence, the group moved overnight.
En son **istihbarata** göre, grup gece boyunca hareket etti.
You can see his intelligence in the way he asks questions.
Soru sorma şekline bakarak onun **zekasını** görebilirsiniz.
This decision requires emotional intelligence, not just technical skill.
Bu karar sadece teknik beceri değil, duygusal **zeka** da gerektirir.