“insides” in Turkish
Definition
Bir şeyin iç bölümleri, özellikle vücuttaki organlar anlamındadır. Ayrıca bir nesnenin iç kısmı için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok samimi, bazen de rahatsız edici bağlamlarda kullanılır. Hem vücut organları hem de nesnelerin iç kısmı için geçerlidir. 'Spill one's insides' bıkmak ya da bir sırrı dökmek demektir.
Examples
The doctor showed us the chicken's insides during the lesson.
Doktor derste bize tavuğun **iç organlarını** gösterdi.
My toy broke and all the insides fell out.
Oyuncağım kırıldı ve tüm **iç kısımları** dışarı döküldü.
She felt sick, like her insides were twisting.
Kendini kötü hissetti, sanki **iç organları** burkuluyordu.
I almost spilled my insides after eating that old sandwich.
O eski sandviçi yedikten sonra az kalsın **iç organlarımı** çıkaracaktım.
The movie was so scary I felt my insides turn cold.
Film o kadar korkunçtu ki **iç organlarım** soğudu sanki.
He finally told us what was really going on in his insides.
Nihayet bize, gerçekten **içinde** neler olup bittiğini anlattı.