“injustice” in Turkish
Definition
Bir şeyin adil olmaması, özellikle birine haksızlık yapılması ya da adaletin sağlanmaması durumu.
Usage Notes (Turkish)
'Adaletsizlik' daha çok ciddi ve kapsamlı haksızlıklar için kullanılır. Gündelik küçük adaletsizlikler için genellikle kullanılmaz.
Examples
Many people feel angry about injustice in the world.
Birçok insan dünyadaki **adaletsizlik**ten dolayı öfkeli.
They want to fight against injustice.
**Adaletsizliğe** karşı mücadele etmek istiyorlar.
Injustice can happen in schools or workplaces.
**Adaletsizlik** okullarda veya iş yerlerinde de yaşanabilir.
That decision was a real injustice—she deserved better.
O karar gerçek bir **adaletsizlik**ti—o daha iyisini hak ediyordu.
He couldn't ignore the injustice he saw around him every day.
Çevresinde her gün gördüğü **adaletsizliği** görmezden gelemedi.
History is full of stories of injustice and people fighting to change them.
Tarih, **adaletsizlik** ve bunları değiştirmek için mücadele eden insanların hikâyeleriyle doludur.