induce” in Turkish

tetiklemekneden olmak

Definition

Bir olayın meydana gelmesini sağlamak ya da birini bir şey yapmaya ikna etmek. Genellikle bilimsel veya tıbbi alanlarda kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'induce' genelde teknik, bilimsel veya tıbbi ifadelerde kullanılır; olay, tepki ya da hissin ortaya çıkmasını sağlamak anlamına gelir.

Examples

Doctors used medicine to induce sleep in the patient.

Doktorlar hastada uykuyu **tetiklemek** için ilaç kullandı.

The teacher used a fun game to induce participation from shy students.

Öğretmen, utangaç öğrencilerin katılımını **teşvik etmek** için eğlenceli bir oyun kullandı.

Loud noises can induce fear in animals.

Yüksek sesler hayvanlarda korkuyu **tetikleyebilir**.

Some chemicals can induce cancer.

Bazı kimyasallar kanseri **tetikleyebilir**.

The scientist tried to induce a reaction by heating the mixture.

Bilim insanı karışımı ısıtarak bir reaksiyon **tetiklemeye** çalıştı.

Stress can sometimes induce headaches or even stomach pain.

Stres bazen baş ağrısı veya hatta mide ağrısını **tetikleyebilir**.