“incomplete” in Turkish
Definition
Bitmemiş veya tamamlanmak için bir şeyleri eksik olan.
Usage Notes (Turkish)
Bitmemiş iş, eksik bilgi veya belgeler için kullanılır. Yaygın kalıplar: 'incomplete information', 'incomplete sentence'. Daha çok resmi ya da nötr durumlarda geçer.
Examples
The report is incomplete.
Rapor **tamamlanmamış**.
Your answer is incomplete.
Cevabın **eksik**.
The puzzle is incomplete without the last piece.
Son parça olmadan puzzle **tamamlanmamış** olur.
Sorry, your application is incomplete, so we can't process it right now.
Üzgünüz, başvurunuz **tamamlanmamış**, bu yüzden şu anda işleme alamıyoruz.
If you submit incomplete information, there could be delays.
**Eksik** bilgi gönderirseniz gecikmeler yaşanabilir.
That list looks incomplete—are you missing something?
O liste **tamamlanmamış** görünüyor—bir şey eksik mi?