“incentive” in Turkish
Definition
Bir kişiyi bir şey yapmaya veya daha çok çalışmaya teşvik eden, genellikle ödül ya da avantaj sağlayan unsur.
Usage Notes (Turkish)
'Teşvik', 'finansal teşvik', 'vergi teşviği', 'ekstra teşvik' gibi ifadelerle sıkça karşılaşılır. Daha çok iş dünyası, eğitim ve ekonomi alanında kullanılır. 'Motivation' iç motivasyon, 'incentive' dış faktörle ilgilidir.
Examples
There was an incentive for students to read more books.
Öğrencilerin daha fazla kitap okuması için bir **teşvik** vardı.
The company gave workers an incentive to finish early.
Şirket, çalışanlara erken bitirmeleri için **teşvik** verdi.
A cash bonus is a common incentive in sales jobs.
Satış işlerinde nakit prim yaygın bir **teşvik**tir.
Without any real incentive, people just don’t try as hard.
Gerçek bir **teşvik** olmadığında, insanlar fazla çaba göstermez.
The government offered a tax incentive for buying electric cars.
Hükümet, elektrikli otomobil alımına vergi **teşviği** sundu.
Sometimes just a little incentive is all it takes to get started.
Bazen başlamak için küçük bir **teşvik** yeterlidir.