“imposing” in Turkish
Definition
Büyük, etkileyici ya da güçlü bir görünüme sahip olup insanlarda saygı ve hayranlık uyandıran kişi veya şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'imposing' genellikle büyük binalar, insanlar veya dikkat çeken unsurlar için kullanılır ('imposing building', 'imposing figure'). Olumsuz değildir, çoğunlukla saygı uyandırıcı veya etkileyici anlamına gelir.
Examples
He has an imposing voice that everyone hears.
Onun **etkileyici** bir sesi var, herkes onu duyar.
The soldiers stood in an imposing line.
Askerler **heybetli** bir sırada duruyordu.
The castle on the hill is very imposing.
Tepedeki kale çok **heybetli** görünüyor.
She has an imposing presence that makes people stop and listen.
Onun **etkileyici** bir havası var, insanlar durup onu dinliyor.
That old oak tree in front of the house is really imposing when you walk by.
Evin önündeki o eski meşe ağacı yanından geçerken gerçekten **heybetli** görünüyor.
The judge's imposing appearance made the courtroom silent.
Hakimin **heybetli** görünüşü mahkemeyi sessizleştirdi.