“implicate” in Turkish
Definition
Birinin bir suç veya kötü bir olaya karıştığını göstermek veya ima etmek; olumsuz bir şeye bağlamak anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genelde resmi ve hukuki durumlarda kullanılır. Suçla bağlantı kurmak anlamında ('implicate someone in a crime') geçer. 'Involve' daha genelken, bu kelime daha spesifiktir. Pasif olarak da kullanılabilir.
Examples
No one wanted to implicate their friend in the cheating scandal.
Kimse arkadaşını kopya skandalına **suçlamak** istemedi.
New evidence may implicate other people in the case.
Yeni deliller davada başka insanları da **ilişkilendirebilir**.
His fingerprints on the door could easily implicate him.
Kapıdaki parmak izleri onu kolayca **suçlayabilir**.
She refused to implicate anyone else, even under pressure.
Baskı altında bile başkasını **suçlamayı** reddetti.
The documents directly implicate both companies in the fraud.
Belgeler her iki şirketi de dolandırıcılığa doğrudan **suçluyor**.
The police found evidence that could implicate him in the robbery.
Polis, onu soyguna **ilişkilendirebilecek** delil buldu.