“impetuous” in Turkish
Definition
Bir kişinin düşünmeden, ani ve duygusal şekilde hareket etmesi veya karar vermesini tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'Düşüncesizce', 'atılgan', 'aceleci' biraz resmi bir ifadedir ve çoğunlukla kişinin duygularına kapılıp düşünmeden hareket etmesi için kullanılır. Özellikle 'cautious' ve 'deliberate' sözcüklerinin zıttıdır.
Examples
Her impetuous nature often gets her into trouble.
Onun **düşüncesizce** yapısı sık sık başını belaya sokar.
Don't be so impetuous; think before you act.
Bu kadar **aceleci** olma; hareket etmeden önce düşün.
It was really impetuous of me to buy that car without a test drive.
Test sürüşü yapmadan araba almak benim için gerçekten çok **düşüncesizce** oldu.
He's sometimes a bit impetuous, but that makes him exciting to be around.
Bazen biraz **aceleci**, ama onun yanında olmak bu yüzden heyecanlı.
"That was an impetuous call," she admitted after seeing the results.
"Bu çok **atılgan** bir karardı," diye sonucu görünce itiraf etti.
He made an impetuous decision to quit his job.
**Düşüncesizce** bir karar alıp işinden ayrıldı.