huts” in Turkish

kulübebaraka

Definition

Genellikle ahşap, çamur veya saman gibi temel malzemelerden yapılan, küçük ve basit barınaklar ya da evlerdir. Çoğunlukla kırsal veya gelişmemiş bölgelerde bulunur.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle geçici, basit, kırsal ya da doğal ortamlarda bulunan yapıları ifade eder. Modern ve kalıcı evler için değil; 'çamur kulübe', 'plaj kulübesi' gibi ifadelerle kullanılabilir.

Examples

We saw colorful huts on the beach during our vacation.

Tatilimizde sahilde renkli **kulübeler** gördük.

The workers took shelter in makeshift huts when it started raining heavily.

İşçiler aniden başlayan yağmurda derme çatma **kulübelere** sığındı.

All along the riverside, you can spot small fishing huts where locals store their gear.

Nehir boyunca yerlilerin malzemelerini sakladığı küçük balıkçı **kulübeleri** görebilirsiniz.

The children built small huts out of branches in the forest.

Çocuklar ormanda dallardan küçük **kulübeler** yaptı.

People in the village live in mud huts.

Köydeki insanlar çamurdan yapılmış **kulübelerde** yaşıyor.

Some tourists prefer staying in traditional huts to experience local culture.

Bazı turistler yerel kültürü deneyimlemek için geleneksel **kulübelerde** kalmayı tercih ediyor.