humble” in Turkish

alçakgönüllümütevazı

Definition

Alçakgönüllü ya da mütevazı biri, kendini başkalarından üstün ya da daha önemli görmez. Gösterişsiz ve sade şeyler için de kullanılabilir.

Usage Notes (Turkish)

Kişilik için: 'a humble person' derken tevazu ve saygı kastedilir. Nesneler veya geçmiş için 'humble home', 'humble beginnings' gibi kalıplarla kullanılır. 'Humiliated' (aşağılanmış) ile karıştırmayın.

Examples

She is very humble, even after winning the prize.

O, ödülü kazandıktan sonra bile çok **alçakgönüllü**.

They live in a humble house near the river.

Nehir kenarında **mütevazı** bir evde yaşıyorlar.

He stayed humble and never acted like a star.

O, **alçakgönüllü** kaldı ve asla bir yıldız gibi davranmadı.

He gave a humble answer and thanked everyone.

O, **alçakgönüllü** bir cevap verdi ve herkese teşekkür etti.

For someone so successful, he's surprisingly humble.

Bu kadar başarılı olmasına rağmen şaşırtıcı derecede **alçakgönüllü**.

She came from humble beginnings but built an amazing career.

O, **mütevazı** bir başlangıçtan gelip harika bir kariyer yaptı.