hull” in Turkish

gövde (gemi)kabuk (tohum/meyve)

Definition

Bir gemi ya da teknenin, direkleri, motorları ve iç kısımları hariç ana gövdesi. Ayrıca tohum veya meyvenin dış kabuğu anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

'Gövde' daha çok gemi ve teknelerle ilgili kullanılır ('geminin gövdesi' gibi). Tarımda veya gıdada ise 'kabuk' tohum ya da meyvenin dışını ifade eder. 'Hole' (delik) veya 'whole' (bütün) ile karıştırmayın.

Examples

It is hard to break the walnut's hull.

Cevizin **kabuk**unu kırmak zordur.

The hull of the ship is painted blue.

Geminin **gövde**si maviye boyanmış.

Please remove the hulls from the strawberries before eating.

Yemeden önce çileklerin **kabuk**larını çıkarınız.

After the storm, there was a big hole in the ship's hull.

Fırtınadan sonra geminin **gövde**sinde büyük bir delik oluştu.

We sat on the old boat's hull and watched the sunset.

Eski teknenin **gövde**sine oturup gün batımını izledik.

You need to hull the peas before cooking them.

Bezelyeleri pişirmeden önce **kabuk**larını çıkarın.