horrors” in Turkish

dehşetlerkorkunç şeyler

Definition

Korku, şok veya iğrençlik hissi uyandıran korkunç olaylar ya da durumlar. Genellikle çok ürkütücü veya son derece rahatsız edici durumları tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

Her zaman çoğul olarak kullanılır ('savaşın dehşetleri'). Hafif korkular için uygun değildir; yalnızca çok korkunç ve travmatik olaylar için geçerlidir.

Examples

The movie was full of horrors and scary scenes.

Film, **dehşetler** ve korkutucu sahnelerle doluydu.

He will never forget the horrors he saw during the war.

Savaş sırasında gördüğü **dehşetleri** asla unutmayacak.

Children sometimes imagine horrors hiding under the bed.

Çocuklar bazen yatağın altında **dehşetlerin** saklandığını hayal eder.

She still has nightmares about the horrors she witnessed as a child.

Çocukken tanık olduğu **dehşetler** hala rüyalarına giriyor.

After hearing about the horrors of the earthquake, everyone wanted to help.

Depremin **dehşetlerini** duyduktan sonra herkes yardım etmek istedi.

The book describes the everyday horrors that refugees face.

Kitap, mültecilerin yaşadığı günlük **dehşetleri** anlatıyor.