“higher” in Turkish
Definition
Başka bir şeye göre yükseklik, seviye, miktar veya derecede daha fazla olmak anlamındadır. 'High' kelimesinin karşılaştırmalı şeklidir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla 'than' ile kullanılır: 'higher than before' (öncekinden daha yüksek). 'higher price', 'higher level', 'higher score', 'higher education' gibi sık kullanılan kalıplar vardır. İnsan ve bazı nesneler için genellikle 'taller' kullanılır; konum, seviye ve miktar için 'higher' tercih edilir.
Examples
The shelf is higher than the table.
Raf, masadan **daha yüksek**.
Gas prices are higher this week.
Bu hafta benzin fiyatları **daha yüksek**.
She got a higher score on the test.
Sınavda **daha yüksek** bir puan aldı.
We need to aim higher if we want real growth.
Gerçek büyüme istiyorsak **daha yüksek** hedef koymalıyız.
The company is offering a higher salary than I expected.
Şirket beklediğimden **daha yüksek** maaş teklif ediyor.
I thought my heart rate would be higher after that workout.
Bu antrenmandan sonra nabzımın **daha yüksek** olacağını sanmıştım.