having” in Turkish

sahip olmakyaşamak (deneyimlemek)

Definition

'have' fiilinin şimdiki zaman ortaç hali; sahip olmak, ilişkide olmak veya bir şey deneyimlemek ya da sürekli zamanları oluşturmak için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle 'having lunch' gibi sürekli zamanlı ifadelerde ve 'Having a dog' gibi yapısal öbeklerde kullanılır; isim olarak kullanılmaz.

Examples

She is having lunch now.

Şu anda öğle yemeği **yiyor**.

I am having a good time at the party.

Partide çok **iyi vakit geçiriyorum**.

They are having a meeting this afternoon.

Onlar bu öğleden sonra bir **toplantı yapıyorlar**.

I'm having some problems with my computer.

Bilgisayarımda bazı **sorunlar yaşıyorum**.

He's having a baby next month!

O, gelecek ay **baba oluyor**!

Having a good friend makes life easier.

**İyi bir arkadaş sahibi olmak**, hayatı kolaylaştırır.