harry” in Turkish

rahatsız etmekbaskın yapmaktaciz etmek

Definition

Birine ya da bir yere sürekli rahatsızlık vermek, baskın yapmak veya saldırmak. Daha çok edebi, tarihî ya da resmî metinlerde kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Günlük dilde kullanılmaz; daha çok edebiyat, tarih veya resmî konuşmalarda karşınıza çıkar. Sıradan rahatsızlıklarda farklı kelimeler seçin.

Examples

Soldiers began to harry the village every night.

Askerler her gece köyü **rahatsız etmeye** başladı.

The king's enemies would often harry his borders.

Kralın düşmanları sık sık sınırlarını **baskın yapardı**.

The villagers were harried by wild animals during the night.

Köylüler, gece boyunca vahşi hayvanlar tarafından **rahatsız edildi**.

The small ship was harried by pirates all along the coast.

Küçük gemi, sahil boyunca korsanlar tarafından **baskın yapıldı**.

After months of being harried by reporters, the star finally spoke out.

Aylarca gazetecilerin **rahatsız etmesinden** sonra, yıldız sonunda konuştu.

No matter how much you harry him, he won't give in.

Ne kadar onu **rahatsız ederseniz** edin, yine de pes etmeyecek.