grows” in Turkish

büyümekyetiştirmek

Definition

Zamanla birinin ya da bir şeyin daha büyük, daha yaşlı veya daha gelişmiş hale gelmesi anlamına gelir. Ayrıca artırmak veya bitki yetiştirmek anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'grow up' (büyümek/yetişkin olmak), 'grow into' (bir rolü ya da bedeni dolduracak kadar büyümek), 'grow + sıfat' ('grow tired'—yorulmak) gibi kalıplarla sık kullanılır. Bitkiler ve çocuklarda genellikle doğal gelişimi, yiyecek ve çiçekte ise yetiştirmeyi belirtir.

Examples

She grows more confident every time she speaks in public.

Her halka açık konuştuğunda **daha da özgüvenli** oluyor.

The tension grows when nobody says what they're really thinking.

Kimse gerçekten ne düşündüğünü söylemeyince gerginlik **artıyor**.

The baby grows very fast.

Bebek çok hızlı **büyüyor**.

This plant grows well in the sun.

Bu bitki güneşte iyi **büyür**.

He grows tomatoes in his yard.

Bahçesinde domates **yetiştiriyor**.

Our company grows every year, but we still feel like a small team.

Şirketimiz her yıl **büyüyor**, ama hâlâ küçük bir ekip gibi hissediyoruz.