“grinding” in Turkish
Definition
Bir şeyi sürterek veya ezerek küçük parçalara veya toza dönüştürmek. Aynı zamanda rahatsız edici, gıcırtılı ses anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
Özellikle kahve çekmek veya buğday öğütmek gibi fiziksel işlemler için. Kötü sesler için 'gıcırdayan ses'. Oyunlarda sürekli tekrar eden görevler için de kullanılır. 'Grinding pain' sürekli ve şiddetli acı anlamına gelir.
Examples
She hears the grinding of the machine every morning.
Her sabah makinenin **gıcırdayan** sesini duyar.
The workers are grinding wheat into flour.
İşçiler buğdayı **öğüterek** una çeviriyor.
There was a grinding sound coming from the car.
Arabadan bir **gıcırdayan ses** geliyordu.
He spent hours grinding away at his homework.
Saatlerce ödevine **sürekli çalıştı**.
The grinding pain in his back wouldn’t go away.
Sırtındaki **şiddetli acı** hiç gitmiyordu.
Players get tired of grinding for hours in that video game.
Oyuncular, o video oyununda saatlerce **tekrar tekrar uğraşmaktan** bıkıyor.