“grapefruit” in Turkish
Definition
Kalın kabuklu, ekşi veya hafif acı bir tada sahip büyük ve yuvarlak bir narenciye meyvesi. İç kısmı genellikle pembe ya da sarı olur; taze ya da meyve suyu olarak tüketilir.
Usage Notes (Turkish)
'Grapefruit' sıklıkla sağlık, diyet ve kahvaltı ile ilgili konuşmalarda kullanılır. Portakaldan çok daha ekşi ve acıdır. 'Grape' (üzüm) ile karıştırılmamalıdır; adı meyvenin salkımda büyümesinden gelir. 'Grapefruit juice' (greyfurt suyu) yaygın bir ifadedir.
Examples
I like to eat grapefruit for breakfast.
Kahvaltıda **greyfurt** yemeyi severim.
He drank a glass of grapefruit juice.
Bir bardak **greyfurt** suyu içti.
A grapefruit is bigger than an orange.
**Greyfurt** portakaldan büyüktür.
Could you slice up some grapefruit for the salad?
Salata için biraz **greyfurt** dilimler misin?
Some people find grapefruit way too bitter, but I love it.
Bazı insanlar **greyfurt**un çok acı olduğunu düşünüyor ama ben bayılıyorum.
I heard that eating grapefruit can interact with some medicines.
**Greyfurt** yemenin bazı ilaçlarla etkileşime girebileceğini duydum.