“grain” in Turkish
Definition
Buğday, pirinç veya mısır gibi bitkilerden elde edilen küçük ve sert tohumdur. Ayrıca çok küçük bir parça anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle buğday, pirinç gibi tahıllar için kullanılır. Çok küçük bir parça anlamında da geçer ('a grain of sand' = bir kum tanesi). 'Against the grain', alışılmışın dışında hareket etmek demektir.
Examples
The farmer grows grain on his land.
Çiftçi, tarlasında **tahıl** yetiştiriyor.
Rice is a type of grain.
Pirinç bir tür **tahıldır**.
There was a grain of sand in my shoe.
Ayakkabımda bir **tanecik** kum vardı.
Whole grains are healthier than white bread.
Tam **tahıllar**, beyaz ekmekten daha sağlıklıdır.
She always takes things with a grain of salt.
O her şeyi **tahıl** tuzu ile alır (her şeye hemen inanmaz).
Going against the grain can lead to new ideas.
Alışılmışın dışına çıkmak yeni fikirler doğurabilir.