glow” in Turkish

parıltıparlamak

Definition

Yumuşak ve sabit bir ışık yaymak veya bu tür hoş bir ışığın kendisi anlamına gelir. Ayrıca ciltteki sağlıklı ve ışıltılı görünümü tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

'Glow' genellikle mum, ateşböceği, ekranlar gibi yumuşak ve sıcak ışıklar için kullanılır. Ayrıca sağlıklı cilt görünümü için de uygun bir kelimedir. 'Shine' ya da 'radiate'den daha az yoğundur.

Examples

The lamp gave a soft glow in the dark room.

Lamba, karanlık odada yumuşak bir **parıltı** verdi.

Fireflies glow on summer nights.

Ateşböcekleri yaz gecelerinde **parlar**.

Her cheeks had a healthy glow after the walk.

Yürüyüşten sonra yanaklarında sağlıklı bir **parıltı** vardı.

The sunset made the clouds glow orange and pink.

Gün batımında bulutlar turuncu ve pembe renkte **parladı**.

Her phone screen had a blue glow in the dark.

Onun telefon ekranı karanlıkta mavi bir **parıltı** yayıyordu.

After running, I could see a warm glow on your face.

Koşudan sonra yüzünde sıcak bir **parıltı** gördüm.