gloucester” in Turkish

Gloucester

Definition

Gloucester, İngiltere'nin güneybatısında tarihi bir şehir ve limandır; aynı zamanda burada yapılan bir İngiliz peyniri türünün adıdır.

Usage Notes (Turkish)

'Gloucester' şehir, bölge veya peynir anlamına gelebilir. İngilizce'de 'GLAW-ster' diye okunur, yazılışıyla uymaz. Tarih ve edebiyatta soylu unvanı ya da karakter adı olarak geçer.

Examples

I visited Gloucester last summer.

Geçen yaz **Gloucester**'ı ziyaret ettim.

Have you ever tried Gloucester cheese? It's really creamy.

Hiç **Gloucester** peyniri denedin mi? Çok kremalıdır.

My grandparents grew up near Gloucester.

Büyükannem ve büyükbabam **Gloucester** yakınlarında büyüdü.

Gloucester is famous for its beautiful cathedral.

**Gloucester**, güzel katedraliyle ünlüdür.

They make delicious cheese in Gloucester.

**Gloucester**'da harika peynirler yapılır.

Shakespeare's plays sometimes mention Gloucester.

Shakespeare'in oyunlarında bazen **Gloucester** adı geçer.