“global” in Turkish
Definition
Tüm dünyayı ya da bir şeyin tümünü kapsayan veya etkileyen. Ayrıca ayrıntılı olmadan genel ya da kapsamlı anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Haber, iş, bilim ve politika alanlarında yaygındır: 'global economy', 'global warming', 'global market'. Genellikle dünyayı kapsar; bazen 'global view' gibi genel bakış anlamında geçer. 'international' ile karıştırmayın.
Examples
Climate change is a global problem.
İklim değişikliği **küresel** bir sorundur.
We need a global plan, not just a small fix.
Bize sadece küçük bir çözüm değil, **küresel** bir plan lazım.
The company sells its products in the global market.
Şirket ürünlerini **küresel** pazarda satıyor.
The internet has made even small businesses think more globally.
İnternet sayesinde küçük işletmeler bile artık daha **küresel** düşünüyor.
From a global perspective, the issue is bigger than one country.
**Küresel** bakış açısıyla sorun bir ülkeden daha büyüktür.
Our team is small, but our goal is global.
Takımımız küçük, ama hedefimiz **küresel**.