“glaze” in Turkish
Definition
Seramik, çömlek veya yemeklerin üzerine yüzeyi parlak ve pürüzsüz yapan kaplama veya cila.
Usage Notes (Turkish)
'Sır' ve 'parlak kaplama' terimleri sanatta, seramikte ve yemek pişirmede kullanılır. Yemekte çoğunlukla tatlı ve parlak kaplama için kullanılır. 'Gaze' ile karıştırmayın.
Examples
The potter added a shiny glaze to the bowl.
Çömlekçi kaseye parlak bir **sır** ekledi.
She used sugar to make a sweet glaze for the donuts.
O, donutlar için şekerle tatlı bir **sır** yaptı.
The cake had a chocolate glaze on top.
Pastanın üzerinde çikolata **sırı** vardı.
Can you glaze these cookies for me while I finish dinner?
Ben akşam yemeğini bitirirken bu kurabiyelere **sır** sürebilir misin?
That pottery looks amazing with the blue glaze.
O seramik, mavi **sır** ile harika görünüyor.
Adding a lemon glaze will make these muffins stand out.
Limonlu **sır** eklemek bu muffinleri öne çıkarır.