“generously” in Turkish
Definition
Başkalarına beklenenden daha fazla vererek ya da paylaşarak iyilik veya cömertlik göstermek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'vermek', 'bağış yapmak', 'yardım etmek' gibi olumlu fiillerle kullanılır. Zaman, para veya kaynaklarla ilgili kullanımları yaygındır. Olumsuz eylemler için kullanılmaz.
Examples
He always tips generously at restaurants.
Restoranlarda her zaman **cömertçe** bahşiş bırakır.
They shared their food generously with everyone.
Yemeklerini herkesle **cömertçe** paylaştılar.
She gave generously to charity.
O, hayır kurumuna **cömertçe** bağış yaptı.
My neighbors generously offered to watch my dog while I was away.
Komşularım ben yokken köpeğime bakmayı **cömertçe** teklif etti.
The teacher generously gave us extra time to finish the test.
Öğretmen testi bitirmemiz için bize **cömertçe** ekstra zaman verdi.
She always helps her colleagues generously, even when she's busy herself.
Yoğun olduğunda bile, her zaman çalışma arkadaşlarına **cömertçe** yardım eder.