fuzzy” in Turkish

bulanıktüylü

Definition

'Fuzzy', net olmayan veya belirsiz olan, ya da yumuşak ve tüylü bir yüzeye sahip şeyler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Fuzzy', yumuşak veya tüylü yüzeyler ('fuzzy blanket'), ya da net olmayan görüntü ve anılar ('fuzzy image', 'fuzzy memory') için kullanılır. Bilgi belirsizliği için kullanılmaz.

Examples

He gave me a fuzzy blanket for my birthday.

Doğum günümde bana **tüylü** bir battaniye verdi.

The kitten has fuzzy fur.

Yavru kedinin tüyleri çok **tüylü**.

This picture is too fuzzy to see clearly.

Bu fotoğraf fazla **bulanık**, net göremiyorum.

My memories of that summer are pretty fuzzy now.

O yazla ilgili anılarım artık oldukça **bulanık**.

Sorry, the TV screen is a bit fuzzy. Let me adjust it.

Üzgünüm, televizyon ekranı biraz **bulanık**. Düzeltmeme izin ver.

She wore a fuzzy sweater that looked really cozy.

Çok rahat görünen bir **tüylü** kazak giymişti.