fuel” in Turkish

yakıt

Definition

Gaz, petrol, kömür veya odun gibi enerji üretmek için yakılan veya kullanılan bir madde. Ayrıca bir etkinliği, duyguyu veya süreci güçlendiren herhangi bir şey anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla isim olarak geçer: 'fuel prices', 'run out of fuel' gibi. Fiil olarak 'fuel growth' (büyümeyi teşvik etmek) şeklinde kullanılabilir. Amerikan İngilizcesinde, araba yakıtı için genellikle 'gas' denir.

Examples

The truck needs more fuel before the trip.

Kamyonun yolculuktan önce daha fazla **yakıt**a ihtiyacı var.

Wood was the only fuel they had in the cabin.

Kulübede sahip oldukları tek **yakıt** odundu.

Plants use sunlight as fuel for growth.

Bitkiler büyümek için güneş ışığını **yakıt** olarak kullanır.

Rising oil prices are starting to fuel inflation.

Artan petrol fiyatları enflasyonu **tetiklemeye** başlıyor.

His angry post only fueled the argument online.

Onun öfkeli gönderisi sadece çevrimiçi tartışmayı daha da **alevlendirdi**.

We almost didn’t make it to the station because we were low on fuel.

Neredeyse benzin istasyonuna ulaşamıyorduk çünkü **yakıt**ımız azdı.