“fry” in Turkish
Definition
Yemekleri sıcak yağda pişirmek. Ayrıca çok küçük balıklar ya da önemsiz kişiler için de kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
En çok yemek yaparken kullanılır: 'yumurta kızartmak', 'patates kızartmak'. 'My brain is fried' yorgunluk belirtir. 'Small fry' önemsiz insanlar için söylenir.
Examples
I fried two eggs for breakfast.
Kahvaltıda iki yumurta **kızarttım**.
You can fry the potatoes in this pan.
Patatesleri bu tavada **kızartabilirsin**.
The little fry swam near the rocks.
Küçük **yavru balıklar** kayaların yakınında yüzüyordu.
Don't fry it too long, or it'll get dry.
Çok uzun süre **kızartma**, yoksa kurur.
After ten hours of meetings, my brain was completely fried.
On saatlik toplantıdan sonra beynim tamamen **kızarmıştı**.
The manager only talks to the big clients, not the small fry.
Müdür sadece büyük müşterilerle konuşur, **önemsiz kişilerle** değil.