“frontier” in Turkish
Definition
Sınır, iki ülke arasındaki çizgidir veya bilinen ya da keşfedilmiş en uç noktadır; özellikle bilim ve teknolojide kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Frontier' kelimesi hem fiziki sınırlar hem de bilimin veya teknolojinin en ileri noktaları için (örneğin 'the frontier of medicine') kullanılır. Resmi ve akademik bir havaya sahiptir.
Examples
The explorers crossed the frontier into new land.
Kâşifler yeni topraklara **sınırı** geçerek ulaştı.
The town is close to the frontier of the country.
Kasaba, ülkenin **sınır**ına yakın.
Scientists are working at the frontier of medical research.
Bilim insanları tıbbi araştırmanın **sınır çizgisinde** çalışıyor.
Pushing the frontier of technology, this company is creating amazing new products.
Bu şirket, teknolojinin **sınırlarını** zorlayarak harika ürünler üretiyor.
Living on the frontier meant facing many challenges every day.
**Sınır**da yaşamak, her gün birçok zorlukla karşılaşmak demekti.
We're entering a new frontier in space travel.
Uzay yolculuğunda yeni bir **sınır**a giriyoruz.