frog” in Turkish

kurbağa

Definition

Kurbağa, pürüzsüz derili, uzun arka bacaklı ve kuyruğu olmayan küçük bir hayvandır. Genellikle su kenarlarında yaşar ve zıplayarak hareket eder.

Usage Notes (Turkish)

‘Kurbağa’ gündelik hayatta normal şekilde kullanılır. Bazı dillerde ‘toad’ (karakurbağası) ile ayrım daha net yapılır. ‘Ağaç kurbağası’, ‘zehirli kurbağa’, ‘kurbağa yumurtası’ gibi kullanımlar yaygındır.

Examples

The frog is sitting on a rock.

**Kurbağa** bir kayanın üstünde oturuyor.

We saw a green frog by the pond.

Göletin yanında yeşil bir **kurbağa** gördük.

A frog can jump very high.

Bir **kurbağa** çok yükseğe zıplayabilir.

There was a frog in the garden last night, and the kids loved it.

Dün gece bahçede bir **kurbağa** vardı, çocuklar çok sevindi.

I heard a frog croaking outside my window all evening.

Tüm akşam boyunca penceremin dışında **kurbağa** sesi duydum.

That tiny frog somehow made it into the house.

O minik **kurbağa** bir şekilde eve girdi.