fried” in Turkish

kızartılmış

Definition

Gıdanın yağda veya sıvı yağda kızarana kadar pişirilmiş hali. Genellikle yumurta, tavuk, pilav veya patates gibi yiyecekler için kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Kızartılmış' kelimesi pişirme sürecinden sonra yiyecekler için kullanılır; örneğin 'kızartılmış tavuk', 'kızartılmış yumurta'. Genellikle daha ağır ve yağlı bir tada işaret eder. Yalnızca yemek için kullanılır, başka anlamı nadirdir.

Examples

I ate a fried egg for breakfast.

Kahvaltıda **kızartılmış** yumurta yedim.

This chicken is fried, not baked.

Bu tavuk **kızartılmış**, fırında pişmiş değil.

They made fried rice for dinner.

Akşam yemeği için **kızartılmış** pilav yaptılar.

I’m trying to eat less fried food these days.

Son zamanlarda daha az **kızartılmış** yiyecek yemeye çalışıyorum.

That sandwich comes with fried onions on top.

O sandviçin üstünde **kızartılmış** soğan var.

Everything on the table was crispy and fried.

Masadaki her şey çıtır ve **kızartılmış** idi.