“freedman” in Turkish
Definition
Eskiden köle olan, ancak resmen özgürlüğüne kavuşmuş erkek kişidir.
Usage Notes (Turkish)
Terim daha çok tarihi ve akademik metinlerde, özellikle köleliğin olduğu eski toplumlarla ilgili olarak kullanılır. Sadece erkekler için geçerlidir; kadınlar için farklı bir terim vardır.
Examples
After many years in slavery, he became a freedman.
Uzun yıllar kölelikten sonra, o bir **azat edilmiş köle** oldu.
A freedman had more rights than a slave.
Bir **azat edilmiş köle**, bir köleden daha fazla hakka sahipti.
In Ancient Rome, a freedman could even run a business.
Antik Roma'da bir **azat edilmiş köle** bile ticaret yapabiliyordu.
After he was declared a freedman, his life changed completely.
**Azat edilmiş köle** ilan edildikten sonra hayatı tamamen değişti.
Every freedman in the city attended the annual celebration.
Şehirdeki her **azat edilmiş köle** yıllık kutlamaya katıldı.
Being a freedman didn’t always mean full equality.
**Azat edilmiş köle** olmak her zaman tam eşitlik anlamına gelmiyordu.