“freed” in Turkish
Definition
Kontrol, esaret veya kısıtlamadan kurtulmuş; özgür bırakılmış. Genellikle insanlar, hayvanlar veya serbest kalan şeyler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'freed' fiilinin geçmiş zaman ve geçmiş zaman ortacı halidir. En çok fiziksel veya yasal engellerden kurtulmak anlamında kullanılır. 'freed from prison', 'freed his mind' gibi ifadelerde geçer. 'freed up' (müsait hale getirmek) ile karıştırmayın.
Examples
The prisoner was freed after ten years.
Mahkum on yıl sonra **serbest bırakıldı**.
She finally freed herself from worry.
Nihayet kendi endişelerinden kendini **özgür bıraktı**.
He felt freed when the truth came out.
Gerçek ortaya çıkınca kendini **özgür hissetti**.
New evidence has freed several wrongly accused people.
Yeni kanıtlar yanlış suçlanan birkaç kişiyi **serbest bıraktı**.
The lawyer freed her client with a strong argument.
Avukat, güçlü bir savunmayla müvekkilini **serbest bıraktı**.
The bird was freed from its cage.
Kuş kafesinden **özgür bırakıldı**.