“fray” in Turkish
Definition
Kumaş veya ip gibi şeylerin kenarlarının aşınarak çözülmeye başlamasıdır. Ayrıca, bir durumun gerilmesi ya da bir çatışmanın başlaması anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'yıpranmak' ve 'çözülmek' daha çok kumaş ya da ip için kullanılır. 'Sinirler yıpranıyor' gibi duygusal yıpranma anlamında da geçer. İsim haliyle, 'fray' edebi veya resmî metinlerde çatışmayı anlatır.
Examples
Old ropes can easily fray and break.
Eski ipler kolayca **çözülüp** kopabilir.
The edges of his jeans began to fray after many washes.
Çok fazla yıkamadan sonra kot pantolonunun kenarları **yıpranmaya** başladı.
Her nerves began to fray during the long wait.
Uzun bekleyişte sinirleri **yıpranmaya** başladı.
By the end of the project, everyone's patience was starting to fray.
Projenin sonunda herkesin sabrı **yıpranmaya** başlamıştı.
He hesitated before jumping into the fray of office politics.
Ofis politikalarının **çatışma** ortamına atlamadan önce tereddüt etti.
Tempers began to fray as the argument continued late into the night.
Tartışma gece geç saatlere kadar sürünce herkesin sinirleri **yıpranmaya** başladı.