“franco” in Turkish
Definition
Açık sözlü bir kişi, doğruları saklamadan ve lafı dolandırmadan söyler; bazen bu başkalarını üzebilir.
Usage Notes (Turkish)
'Açık sözlü' hem yazılı hem sözlü dilde kullanılır; İngilizcedeki 'to be frank' ifadesi yerine 'açıkça söylemek gerekirse' denir. 'Dobra' kadar sert değildir.
Examples
He was frank about his mistakes.
Hataları konusunda **açık sözlü** davrandı.
It's good to be frank with your friends.
Arkadaşlarınla **açık sözlü** olmak iyidir.
Sarah gave a frank answer to the question.
Sarah soruya **açık sözlü** bir cevap verdi.
To be frank, I don't really like that movie.
**Açıkça söylemek gerekirse**, o filmi pek sevmiyorum.
She appreciated his frank feedback on her work.
Yaptığı işler hakkında aldığı **açık sözlü** geri bildirimi takdir etti.
If I'm being frank, that's not your best idea.
**Açıkça söylemek gerekirse**, bu senin en iyi fikrin değil.