“fracture” in Turkish
Definition
Sert bir cismin kırılması ya da çatlaması anlamına gelir; genellikle bedenin bir kemiği kırıldığında kullanılır. Diğer malzemelerdeki kırıklar için de geçerlidir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok tıbbi veya teknik metinlerde kullanılır. 'Kemik kırığı' ya da 'kırık' olarak geçer; küçük çatlaklar için 'çatlak' tercih edilir.
Examples
He had a fracture in his ankle after falling from the stairs.
Merdivenden düşünce bileğinde bir **kırık** oluştu.
It's not just a sprain—there's actually a small fracture in the bone.
Sadece bir burkulma değil—kemikte küçük bir **çatlak** var.
They found a fracture in the bridge support during the inspection.
Denetim sırasında köprü ayağında bir **çatlak** buldular.
After months in a cast, the fracture finally healed completely.
Alçıda aylar geçtikten sonra **kırık** tamamen iyileşti.
The X-ray showed a fracture in her arm.
Röntgende kolunda bir **kırık** görüldü.
A fracture can be very painful and needs to be treated by a doctor.
Bir **kırık** çok ağrılı olabilir ve doktor tarafından tedavi edilmelidir.