“flute” in Turkish
Definition
Nefesle çalınan, ince ve uzun boru şeklinde bir müzik aleti; genellikle parlak ve tiz sesler çıkarır.
Usage Notes (Turkish)
'Flute' genellikle Batı'daki yan flütü ifade eder, bazen de benzer nefesli çalgıları gösterebilir. 'Champagne flute' ise uzun, ince şampanya bardağı anlamına da gelir. 'Recorder' (blok flüt) ile karıştırmayın. Yaygın kalıplar: 'flüt çalmak', 'flüt solosu', 'flütçü'.
Examples
She can play the flute very well.
O çok iyi **flüt** çalabiliyor.
The flute makes a soft, high sound.
**Flüt** yumuşak, yüksek bir ses çıkarır.
His favorite instrument is the flute.
En sevdiği enstrüman **flüt**.
She played a beautiful solo on the flute at the concert.
Konserde harika bir **flüt** solosu çaldı.
Do you know how to read flute music notation?
**Flüt** notalarını okuyabiliyor musun?
My uncle collects rare flutes from around the world.
Amcam dünyanın dört bir yanından nadir **flütler** toplar.