flowing” in Turkish

akanakıcı (hareket)

Definition

Bir şeyin tıpkı bir nehir gibi sürekli ve kesintisiz hareket etmesi; ayrıca zarif veya özgür tarzda bir hareketi de anlatır.

Usage Notes (Turkish)

"Flowing hair" ifadesi uzun, serbest saç için; "flowing dress" ise dökümlü ve zarif elbise için kullanılır. Akıcı konuşma veya yazı için de tercih edilir, genellikle olumlu bir anlam taşır.

Examples

The river is flowing quickly after the rain.

Yağmurdan sonra nehir hızlıca **akıyor**.

She has long, flowing hair.

Onun uzun, **akan** saçları var.

Milk was flowing over the edge of the glass.

Süt bardağın kenarından **akıyordu**.

Traffic was flowing smoothly during the early morning hours.

Sabahın erken saatlerinde trafik **sorunsuz akıyordu**.

Her dress was light and flowing in the summer breeze.

Yaz esintisinde elbisesi hafif ve **akıcıydı**.

His words were calm and flowing, making everyone listen.

Sözleri sakindi ve **akıcıydı**, herkes dinliyordu.