“flexible” in Turkish
Definition
Kolayca bükülebilen veya yeni koşullara, durumlara kolayca uyum sağlayabilen.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle insanları, programları ve maddeleri tanımlamak için kullanılır. 'Flexible hours' değişken çalışma saatleri anlamına gelir. 'Agile' ile karıştırmayın, çünkü bu daha çok hız ve çeviklik ile ilgilidir.
Examples
Being flexible helped her succeed in a new country.
**Esnek** olmak ona yeni bir ülkede başarılı olmasında yardımcı oldu.
You have to stay flexible if you want to work in this industry.
Bu sektörde çalışmak istiyorsan **esnek** kalmalısın.
This material is very flexible.
Bu malzeme çok **esnek**.
Our teacher is flexible with deadlines.
Öğretmenimiz son tarihler konusunda **esnek**.
You need to be flexible when plans change.
Planlar değiştiğinde **esnek** olmalısın.
I have flexible working hours, so I can leave early today.
**Esnek** çalışma saatlerim var, bu yüzden bugün erken çıkabilirim.