“flaunt” in Turkish
Definition
Bir şeyi dikkat çekmek veya başkalarını kıskandırmak amacıyla gösterişli bir şekilde sergilemek.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle olumsuz veya eleştirel bir ton taşır. Varlık, tarz veya başarılarla ilgili kullanılır. 'Show' gibi değil, dikkat çekmek için özellikle sergilemek anlamına gelir.
Examples
Don't flaunt your success; be humble.
Başarını **göstere göstere sergileme**; mütevazı ol.
She likes to flaunt her new clothes at parties.
Partilerde yeni elbiselerini **göstere göstere sergilemeyi** sever.
He flaunts his wealth by buying expensive cars.
Pahalı arabalar alarak servetini **göstere göstere sergiliyor**.
She knows how to flaunt her talents without being arrogant.
Yeteneklerini **göstere göstere sergilemeyi** bilir, ama kibirli değildir.
Some people flaunt rules just to get attention.
Bazı insanlar sırf dikkat çekmek için kuralları **göstere göstere çiğner**.
He walked in, ready to flaunt his promotion to everyone.
Herkese terfisini **göstere göstere anlatmak** için içeri girdi.