“flames” in Turkish
Definition
Alevler, ateşin parlak, sıcak ve hareketli görünen kısmıdır. Bir şey güçlü bir şekilde yanarken gözlemlenir.
Usage Notes (Turkish)
Günlük konuşmada genellikle çoğul olarak 'alevler' şeklinde kullanılır: 'the flames spread quickly'. Sık kullanılan ifadeler: 'burst into flames', 'go up in flames', 'open flames'. 'Alevler', 'ateş'e göre daha belirgin ve görünür yanma kısmını ifade eder.
Examples
The flames were very close to the house.
**Alevler** eve çok yakındı.
We saw flames coming from the window.
Pencereden **alevler** çıktığını gördük.
Keep children away from open flames.
Çocukları açık **alevler**den uzak tutun.
Within minutes, the whole car was in flames.
Birkaç dakika içinde tüm araba **alevler** içindeydi.
The dry grass caught fire, and soon the hillside was covered in flames.
Kuru ot alev aldı, kısa sürede yamaç **alevler**le kaplandı.
By the time firefighters arrived, the kitchen was already in flames.
İtfaiyeciler geldiğinde mutfak çoktan **alevler** içindeydi.