“filing” in Turkish
Definition
Belgeleri düzenli şekilde dosyalamak veya klasör/kabinet gibi yerlere yerleştirmek; ayrıca bir belgeyi resmi olarak (örneğin mahkemeye ya da kuruma) sunma eylemi.
Usage Notes (Turkish)
Ofis, hukuk ve bürokrasi ortamlarında sık kullanılır. 'Filing a lawsuit' dava açmak anlamına gelir. 'File' (nesne) veya 'filling' (doldurma) ile karıştırmayın.
Examples
She finished the filing before lunch.
Öğle yemeğinden önce **dosyalama** işini bitirdi.
The lawyer is busy with the filing of documents.
Avukat, belgelerin **dosyalama** işiyle meşgul.
Please complete the filing before you leave.
Lütfen çıkmadan önce **dosyalama** işini tamamlayın.
I spent the whole afternoon catching up on filing.
Tüm öğleden sonrayı **dosyalama** işleriyle geçirdim.
After the filing is done, let's head out for coffee.
**Dosyalama** bittiğinde kahve içmeye çıkalım.
The filing of the complaint officially started the process.
Şikayetin **başvurusu** işlemi resmen başlattı.