fiancee” in Turkish

nişanlı (kadın)

Definition

Evlenme teklifi almış ve evlenmek üzere olan kadın.

Usage Notes (Turkish)

'Nişanlı' kadınlar için kullanılır; erkek için 'nişanlı (erkek)' ya da 'damat adayı' denir. 'Kız arkadaş'tan daha resmidir.

Examples

Everyone is excited to meet Jake's fiancee at the party.

Herkes partide Jake’in **nişanlısı** ile tanışmak için heyecanlı.

His fiancee helped him move into his new apartment.

**Nişanlısı** onun yeni daireye taşınmasına yardım etti.

After dating for five years, she finally became his fiancee.

Beş yıl çıktıktan sonra, sonunda onun **nişanlısı** oldu.

My fiancee lives in another city.

Benim **nişanlım** başka bir şehirde yaşıyor.

He bought a ring for his fiancee.

O, **nişanlısı** için bir yüzük aldı.

Her fiancee is coming to dinner tonight.

Onun **nişanlısı** bu akşam yemeğe geliyor.