“fee” in Turkish
Definition
Bir hizmet, izin veya resmi bir işlem için ödenen para. Ayrıca avukat veya danışman gibi bir profesyonele verilen ödeme anlamına da gelir.
Usage Notes (Turkish)
'application fee', 'membership fee', 'service fee', 'legal fees' gibi ifadelerle sıkça kullanılır. 'Ücret' kelimesi resmî ve günlük dilde yaygındır. 'Ceza' (fine) veya 'bahşiş' (tip) ile karıştırmayın.
Examples
The school fee is due on Monday.
Okul **ücreti** pazartesi ödenecek.
You must pay a fee to enter the museum.
Müzeye girmek için bir **ücret** ödemeniz gerekir.
The doctor charged a small fee for the visit.
Doktor ziyaret için küçük bir **ücret** aldı.
There’s an extra fee if you cancel at the last minute.
Son anda iptal ederseniz ekstra bir **ücret** alınır.
I didn’t realize the delivery fee wasn’t included.
Teslimat **ücreti** dahil değilmiş, fark etmemişim.
Their lawyer’s fees were higher than expected.
Avukatlarının **ücretleri** beklenenden daha yüksekti.