faults” in Turkish

kusurlarhatalarsuçlar

Definition

'Faults' birinin veya bir şeyin hataları, sorunları ya da zayıf yönleri anlamına gelir. Ayrıca kötü bir şey olduğunda sorumluluk anlamına da gelir.

Usage Notes (Turkish)

'Faults' biraz resmî/nötr bir kelimedir ve hem nesneler ('mechanical faults') hem de insanlar ('character faults') için kullanılır. Yaygın ifadeler: 'find faults', 'admit your faults', 'it's not your fault'. Sıklıkla 'mistake' ile karıştırılır. Jeolojide 'fault', yer yarığıdır.

Examples

Don’t blame yourself, it wasn’t your faults.

Kendini suçlama, bunlar senin **suçların** değildi.

She always points out other people’s faults.

O her zaman başkalarının **kusurlarını** gösterir.

The machine has some faults that need repair.

Makinede tamir gerektiren bazı **hatalar** var.

We all have our own faults.

Hepimizin kendi **kusurları** vardır.

His biggest faults are actually what make him interesting.

Onun en büyük **kusurları**, aslında onu ilginç yapan şeyler.

Despite its faults, the car still runs pretty well.

Tüm **hatalarına** rağmen, araba hâlâ oldukça iyi çalışıyor.