“fact” in Turkish
Definition
Doğruluğu kanıtlanabilen olgu ya da bilgi. Görüş veya inanç değildir.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla resmî ya da tarafsız ortamlarda kullanılır. 'in fact', 'the fact that', 'a known fact' gibi kalıplarda sıkça geçer. 'opinion' (görüş) ile karıştırmayın. Kanıtlanmış bilgiler için kullanılır.
Examples
This is a fact.
Bu bir **gerçek**tir.
It is a fact that water boils at 100°C.
Suyun 100°C'de kaynadığı bir **gerçek**tir.
He always checks the facts before making a decision.
Karar vermeden önce her zaman **gerçekleri** kontrol eder.
Those are just the facts, whether you like them or not.
Bunlar sadece **gerçekler**, ister beğenin ister beğenmeyin.
Let's stick to the facts instead of arguing about opinions.
Gelin, görüşleri tartışmak yerine **gerçeklerle** kalalım.
Did you know that elephants can swim? It's a surprising fact.
Fillerin yüzebildiğini biliyor muydunuz? Bu şaşırtıcı bir **gerçek**.