faced” in Turkish

yüzleştikarşı karşıya kaldıdönüktü

Definition

'face' fiilinin geçmiş hali; zorlu bir durumda kalmak ya da bir yöne dönük olmak anlamına gelir.

Usage Notes (Turkish)

Genelde 'face a problem', 'face the window' gibi kalıplarda kullanılır; resmi veya ciddi bir anlatımı vardır. İsim olan 'face' (yüz) ile karıştırmayın.

Examples

The house faced the sea.

Ev denize **dönüktü**.

She faced a hard test at school.

O okulda zor bir sınavla **yüzleşti**.

He faced his teacher and said sorry.

Öğretmenine **yüzünü döndü** ve özür diledi.

We faced a lot of problems when we moved here.

Buraya taşındığımızda birçok problemle **yüzleşti**k.

Her desk faced the window, so she got a lot of light.

Masası pencereye **dönüktü**, bu yüzden çok ışık alıyordu.

In the end, he faced the truth and told everyone what happened.

Sonunda **gerçekle yüzleşti** ve herkese ne olduğunu anlattı.