eye” in Turkish

göz

Definition

Yüzümüzde görmemizi sağlayan organdır. Bazen bakış açısı ya da dikkatli izleme anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

Genellikle organ anlamında kullanılır; ancak 'keep an eye on' (gözetmek), 'catch someone's eye' (dikkati çekmek), 'in the public eye' (herkesin önünde) gibi deyimlerde de yer alır. 'I' (ben) ile karıştırmayın.

Examples

She has blue eyes.

Onun **gözleri** mavi.

Can you keep an eye on my bag while I go to the bathroom?

Ben tuvalete giderken çantama **göz** kulak olur musun?

I hurt my eye while playing.

Oynarken **gözümü** incittim.

An eye helps people see the world.

Bir **göz**, insanların dünyayı görmesine yardımcı olur.

That painting really caught my eye when I walked in.

O tablo odaya girerken gerçekten **gözüme** çarptı.

Celebrities are always in the public eye.

Ünlüler her zaman toplumun **gözünün** önünde olur.