“exterior” in Turkish
Definition
Bir şeyin, özellikle bir binanın ya da nesnenin dış kısmı veya yüzeyi; dış görünüş anlamında da kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi, mimarlık veya tasarımda kullanılır ('dış duvar', 'exterior tasarım'). Hem fiziksel dış kısmı hem de birinin dış görünüşünü ifade edebilir.
Examples
The exterior of the house is painted blue.
Evin **dış** kısmı maviye boyanmış.
Please clean the exterior windows today.
Lütfen bugün **dış** pencereleri temizle.
We admired the modern exterior of the museum.
Müzede modern **dış yüzeyi** beğendik.
From the exterior, the restaurant looks fancy, but inside it's very cozy.
**Dışından** bakınca restoran lüks görünüyor ama içi çok samimi.
The car’s exterior was shiny, but the engine needed repairs.
Arabada **dış yüzey** parlaktı ama motorunun onarılması gerekiyordu.
She always keeps up a calm exterior, even when she's nervous inside.
O her zaman sakin bir **dış görünüş** sergiler, içeride gergin olsa bile.